13 Aralık 2012 Perşembe

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Afgan Kızı Satıldı

National Geographic’in 125 yıllık tarihinde ilk kez arşivinde bulunan 11.5 milyon fotoğraftan 232 adedi açık artırmaya çıktı.

Afghan Girl- National Geographic 1985


Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Fashion Marketing Semineri

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme-Ekonomi Kulübü 15 Aralık Cumartesi günü biz öğrenciler için güzel bir seminer hazırlıyor. Moda sektöründen başarılı isimlerin konuşmacı olarak katılacağı bu seminer sayesinde tasarımcılardan, yöneticilere, internetteki moda dünyasından son trendlere kadar birçok konuda bilgi sahibi olabileceğiz!





Devamı için tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Kasım Ayından Aklımızda Kalanlar


Kasım ayını geride bırakıp geldik Aralık ayına. Moda kulübü olarak geçen Kasım ayına bir döndük baktık aklımızda kalanları sizleri sunalim dedik. Bakalım kimler aklımızda yer etmiş.


Gwyneth Paltrow- Michael Kors's, Golden Heart Gala


1. Gwyneth Paltrow: Golden Heart Gala’sında giydiği Micheal Kors imzalı elbisesiyle aklımızda kalanlar listesinde.


















Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Yılbaşında Ne Giysek?

Hazır yılbaşı yaklaşmışken, mağazalarda yılbaşına özel neler var diye araştıralım dedik. Bakalım hepimizin takip ettiği markalarda neler varmış.
Mango- Enmoda.com- Zara


Devamı için tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Ayın Bloggerı: Buse Terim

İlk blogger yazımızı yazmaya karar verdiğimizde hepimizin aklına gelen tek bir isim vardı: Buse Terim. Blogların çok popüler olduğu bugünlerde, Buse Terim de bir blog açarak kendi stilini bizlere tanıtmaya başladı ve site açıldığı günden beri çok büyük ilgi görüyor . Biz de onunla blogu, kendisi ve projeleri hakkında konuştuk. Buse Terim’i daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Buse Terim

-Neden moda okumayı tercih ettiniz? Küçüklükten istediğiniz bir alan mıydı yoksa sonradan ilginizi çekmeye başladığı için mi bu alanı seçtiniz?

Aslında ben ilk önce işletme okuyarak başladım bu maceraya. Modayla ilgili bir şeyler yapmak hep çok istiyordum ama daha çok modanın yönetim tarafı ilgimi çekiyordu. Bu yüzden modanın merkezlerinden biri olan New York’a yöneldim.


Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Selena Gomez: Adidas’ın Yeni Yüzü ve Tasarımcısı

Adidas Neo’nun yeni yüzü ve tasarımcı konuğu Selena Gomez oldu. Yirmi yaşındaki şarkıcı, oyuncu ve taze tasarımcı Sonbahar/Kış 2013 için tasarımlar yapacak ve tasarımlarını tanıtmak için objektif karşısına geçecek.

Selena Gomez is the new style icon and designer of Adidas

Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Marks&Spencer’dan Touchscreen Eldiven Serisi!

Bilindiği üzere artık kış mevsimine girdik ve havalar pırıl pırıl bir güneşle ne kadar bizi kandırmaya çalışsa da gittikçe soğuyor ve yakında buz gibi olacak. Kış mevsiminde şıklığımızda büyük etkisi bulunan, mevsimin en favori ve işe yarayan aksesuarlarından biri olan eldivenler de mağaza vitrinlerinde yerlerini almaya başladı.Tabii bu güzel aksesuarla ilgili bir problem vardı: kışın eldivenler elimizdeyken dokunmatik ekranlı cep telefonlarımızda bir işlem yapmak, eldiveni çıkarmadan mümkün olmuyordu. Marks&Spencer bu durumla ilgili sıkıntımızı duymuş olacak ki çok iyi bir çözüm önerisiyle geldi ve ellerimizi hem sıcacık tutan hem de dokunmatik ekranlarda işlem yapabilmemizi sağlayan yeni eldivenler çıkardı! 


ms touch screen

Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Chanel No.5 Satışları Durdurulabilir!

EU Danışmanlık Komitesi yüz markalık bir “alerjen içeren kokular” listesi hazırladı ve bu listeye göre bulunan alerjenler “Halk sağlığını tehlikeye atıyor”. Listedeki en büyüklerden ilk isim reklamlarında Brad Pitt’in tüm kadınları etkisi altına aldığı Chanel No.5, diğeri ise bir klasik olan Dior’dan Miss Dior. Komite bu parfümlerde tespit edilen karayosunu kullanımının yasaklanmasını talep ediyor.

Chanel No. 5

Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Charlotte Olympia & Agent Provocateur: Mini Ayakkabı Serisi!

Charlotte Olympia ve Agent Provocateur güçlerini birleştirdi! Biri ayakkabının diğeri ise iç giyimin devlerinden olan iki marka, Agent Provocateur’un en yeni ve seksi koleksiyonu S”oiree” için bir araya geldi ve iki parçadan oluşan mini bir ayakkabı serisi tasarladı.


Charlotte Olympia  &  Agent Provocateur

Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Givenchy, H&M için bir Koleksiyon mu Hazırlıyor?

Çok kısa bir süre önce harika parçalarıyla kalplerimizi çalan ünlü Fransız devi Givenchy’nin H&M ile gizli olarak anlaştığı ve 2013 için daha düşük bütçeli bir koleksiyon hazırlayacağı dedikodusu moda dünyasında dolaşmaya başladı ve modaya tutkun olan bizler tabi ki bu habere çok sevindik!

 

 
 
Devamı için buraya tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında: Moda Appleri

Modayı Yakından Takip Edenlerin Sahip Olması Gereken 5 App!
Moda tutkunu olmak zor iş çünkü trendler sürekli değişiyor, yeni ürünler üretiliyor belki de hala dolabımızda olanların çoğu bir anda “out” oluyor. Modayı yakından takip etmenizi kolaylaştırmak, trendler ve yeniliklerin gerisinde kalmamak için akıllı telefonlarınızın olması yeterli! İşte sahip olmanız gerek, üstelik ücretsiz yükleyebileceğiniz 5 moda app’i:


1. The Sartorialist:
Bağımlılık yapıyor, birbirinden kaliteli çekilmiş fotoğraflarla bizi Paris’te ya da Milano’da bir podyumun yanı başına götürüyor, dünyanın her yerinden sokak stillerini önümüze seriyor.
d22sartorialist

2. The Outnet StyleCred:
Stil yaratma becerilerini kullanırken hesaplı olma avantajı sağlıyor. Kullanıcıları arkadaşlarıyla yarattıkları kombinleri de paylaşıyor, arkadaşlar The Outnet şubelerinden alışveriş yaptıkça resmi paylaşan kişi indirim kazanıyor!
outnetstylecred


Devamı için buraya  tık tık :)

Bilgi Moda Kulübü İş Başında : Spor Şıklık

Günlük kıyafet seçimlerimizde genelde çoğumuz spor şık olmaya özen gösteririz. Ve sonuç olarak gözümüz beyaz bir tişörte takılır ve onu giyeriz. Biz de sizler için beyaz tişörtle şık olunabilecek, sezon trendlerinden oluşan 3 kombin hazırladık!


Tişört- Ragbone Etek- Alexandre McQueen Ayakkabı- Yves Saint Laurent Çanta- Balenciaga

Diğer kombinler için tık tık :)


9 Kasım 2012 Cuma

Gidilmelik Sergiler: Laurent Chéhère’s Flying Houses

Ballon Rouge, 2012


Bugün seçtiğim sergi İstanbul hatta Türkiye dışından, Paris'ten bir sergi. Gidemesek de internetten

Araştırıp görebileceğimiz bir sergi. Bir nevi online sergi. Şimdi biraz sergiden bahsedeyim.

Herşey 1956 yılında gösterime giren çocuk filmi Le Ballon Rouge ile başlamış. Esin kaynağını bu film olarak belirleyen Laurent Chélère, hayal gücünü geliştirip gökyüzünde duran evler yaratmış. Gitmek isteyenler için birbirinden şirin ve görsel değeri yüksek olan bu dijital görüntülerden oluşan sergi Galerie Paris'te 8 Aralık'a kadar devam edecek.

Fotoğrafçılığa geçmeden önce Chéhère bir Fransız reklam ajansında sanat yönetmenliği yapmış. Le Ballon Rouge'u bu gençlik döneminde izlemiş ve çok etkilenmiş.

Fransız yönetmen Albert Lamorisse'nin 1956 yılında çektiği 39dakikalık film, hayallerdeki gibi muhteşem bir kırmızı balonla bir oğlanın arkadaşlığını anlatıyor. Kırmızı balonla gerçekçilik akımına örnek gösterilen filmlerden biri.

4 Kasım 2012 Pazar

Sanatta Moda: Magritte Yolunda ilerleme

 Hollandalı sanatçı Berndnaut Smilde küçük bir odanın içinde kendi bulutunu yarattı. Bu gerçek dışı görüntüyü elde etmek aslında okadar da zor olmadı. Berndnaut sıcaklık ,nem ve aydınlatma  dengesinden sonra sis makinesi kullanarak ortaya hava bulutunu çıkardı.
 Gerçeküstülüğü ve sürrealizm öncülüğüyle tanınan sanatçı Magritte'in yolunda ilerleyen bu gelişme, 2012'nin en iyi buluşu olarak yazılıyor.





3 Kasım 2012 Cumartesi

Kitap kurdu: Sahilde Kafka




Karşınıza görsel detayları açısından çok etkileyici olan, mekan yaratma gücüyle, günlük hayatın ayrıntılarını ustalıkla vermeyi başaran Haruki Murakami'nin en fazla ödül toplayan kitabı Sahilde Kafka ile çıkıyorum.
 Ödül demişken ilk başta aldığı ödülleri saymak istiyorum:
2005- Yılın En İyi Romanı, New York Times
2006- World Fantasy Ödülü
2006- Franz Kafka Ödülü

Kitabımızın iki ayrı karakteri var: Kafka Tamura,Nakata.

“Sen, gün gelecek kendi ellerinle babanı öldürecek ve kendi annenle sevişeceksin.”

 
Kafka Tamura, 15 yaşına girdiğinde evi terk eder. Tıpkı o çok küçükken üvey kız kardeşini de alarak onu ve evi terk eden annesi gibi. Kafka sessiz ve yalnız bir çocukluk geçirir ve babasıyla ilişkileri iyi değildir. Hayatından memnun olmayan Kafka eşyalarını toplar ve evi terk eder. Evden kaçan Kafka Takamatsu'ya gider. Burada spora başlar ve Kavamura Kütüphanesi'ne gidip kitap okumaktadır. Bir süre sonra kütüphane görevlileriyle dostlukları başlar ve kalacak yeri olmadığı için burada kalmasına izin verilir. Kafka'nın başına gelecek bütün olaylar ve evden kaçmasındaki sebep babasının yıllar önce yaptığı kehanettir.

" Kusura bakma ben deniz Nakata pek akıllı değilimdir."

Nakata, çocukluğunda yaşadığı ve nedeni çözümlenemeyen bir bilinç kaybı sonrasında zihinsel engelli bir kişiye dönüşür. Nakata, okuma yazmayı unutur ve kendisini zeki olmayan biri olarak tanıtır. Belediyeden aldığı engelli yardımıyla hayatını sürdürür. Bu engellinin dışında Nakata'nın önemli bir özelliği vardır, bu yaşlı adam kedilerle konuşabilmektedir. Bu özelliği sayesinde kedileri kaybolanlara yardım eder. Nakata bazen yemek bazen ise para karşılığında bu işi yapar.

Kafka ve Nakata'nın önceleri bağlantısız olan fakat birbirlerinden habersiz paralel ilerleyen hikayeleri ortak bir buluşma noktasına doğru ilerler. Roman boyunca iki kahraman hiç karşılaşmasalar da yazar bilinçdışında tanıştıkları izlemini verir.
 
Baştan sona sürükleyici olan bu romanı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. 650 sayfadan oluşan kitabı bir günde bile bitirebilirsiniz!!

"Murakami’nin bugüne kadarki en bağımlılık yaratan romanı...” (Independent)

“Bir solukta, elimden bırakmadan okudum… Bu roman sadece Murakami’nin şaheserlerinden biri değil aynı zamanda yaratıcı ve büyüleyici.” (David Mitchell, Guardian)

“Gerçekten sürükleyici, metafizik bir akıl çelicilikte ısrar eden bir roman...” (John Updike)
 
 

Ayakkabıda moda: Loafer

 Geçen sezondan beri çoğu mağazada karşımıza çıkan loaferler bu sezonda karşımıza çıkıyor. Özellikle kış aylarında babetlerin yerini alacak gibi duran bu ayakkabıların çok farklı modelleri üretildi.
 Hem rahat hem de babete benzerliğiyle herkesin alışık olduğu loafer ayakkabılar tarzını erkek ayakkabılarından almakta. Bu sezon kıyafetlerdeki maskülen hava ayakkabılara da bu şekilde yansıyor. Hem rahat hem de her kıyafete uyabilecek renk ve model seçenekleri artık nerdeyse bütün mağazalarda var. Tabi değişik tarzdakileri Galata etrafındaki butiklerden bulmak çok kolay.
 Herkesde güzel durabileceğine inandığım bu muhteşem ayakkabıları bu sezon kesinlikle tavsiye ederim.

ZARA

Loaferler topuklu olarak da çok şık.

ZARA

ZARA


ZARA



Studio Rain

Studio Rain






Melissa'nın bu sezon çıkardığı loaferler

30 Ekim 2012 Salı

Seyredilmelik Filmler: Hævnen - Daha iyi bir dünyada



Bayram tatili sayesinde uzun zamandır izlemediğim kadar fazla film izledim. Bunlar arasında en çok beğendiğimi sizlere hemen sunuyorum:Hævnen.
 Olay Danimarka'nın muhteşem güzel bi şehriyle Afrika'da sefaletin doruklarda yaşandığı bir göçmen kampı arasında geçiyor. Anton Danimarka'da yaşayan fakat doktorluk görevi nedeniyle her hafta göçmen kampına giden bir baba. İki oğlu olan Anton kendi gibi doktor olan karısıyla ayrı yaşar. Bu karamsarlığın içinde yaşayan kardeşlerden büyüğü Elias, okulda da serserilerce rahatsız edilir. İşte tam bu sırada olayları sürükleyecek arkadaşı Christian ile tanışır. Christian Elias'ı serserilerden koruyabilen tek kişidir.

 Christian annesinin ölümünden sorna babası Claus'la birlikte Londra'dan Danimarka'ya taşınır. Kansere yenik düşen annesinden dolayı oldukça üzgün olan Christian, bu ölümden babasını sorumlu tutar. Christian okulda geçirdiği zaman diliminde Eliasla arkadaş olur ve kısa zamanda sıkı bağlar kurarlar. Fakat Christian ve Elias'ın düzenledikleri korkunç intikam projesi aralarının açılmasına ve olaya ailelerin girmesine neden olur. Ve bu karmaşadan çıkmaları için aileler yardımcı olur. 
 
 

En İyi Yabancı Film Dalı'nda Oscar Ödülü'ne sahip bu filmin yönetmen koltuğunda bol ödüllü yönetmen Susanne Bier bulunuyor.



İyi seyirler!! :)

18 Ekim 2012 Perşembe

Kitap Kurdu: Zaman Yolcusunun Karısı


"Sonunda kaybetseniz bile hayatta kısa bir süreliğine çok mutlu olmak, bir ömür boyu orta karar yaşamaktan iyidir." Clare

Televizyon izlerken birden hayallere daldım ve okuduğumda çok etkilendiğim bir kitap aklıma geldi. Bütün ayrıntılarıyla birden aklıma gelmişken buraya bu yazıyı yazmadan uyuyamazdım. Belki bu kitabı çoğunuz okudunuz, belki de adını duydunuz, hatta belki filmini izlediniz ama "nasılsa filmi izledim" mantığıyla kitabı okumadınız. Okuyunuz bu kitabı, kaçırmayınız.

Haftasonu Kaçamağı: Zencefil Taksim

 Uzun zamandır gitmediğim fakat gittiğim zamanlarda büyük haz aldığımız bir restoranı sizlere takdim ediyorum: Zencefil. Adından da anlaşıldığı gibi doğal otlar, bitkiler, sebzeler sevenler için ideal bir restoran. Sadece sebze mi var? Tabii ki hayır. Ama Zencefil doğallıktan yana.
 Lise yıllarımda öğle yemek aramızın 2 saat olmasından yararlanıp her öğlen yeni yerler keşfetmek için çıkardık okuldan. Bir gün de şansımıza bu tatlı mı tatlı restoranla karşılaştık. İçeri girdiğimizde oldukça doluydu. Meğersem bizden önce bir sürü insan keşfetmiş bu güzel yeri. İçeri girdikten sonra isterseniz içeride, isterseniz bahçede oturabilirsiniz. Her ikisi mekanda ilginizi çekebilecek derecede güzel.

17 Ekim 2012 Çarşamba

Gezdim, tozdum: Floransa

Selam,
Perugia gezimizi tamamladıktan sonra bir dönem İtalya Krallığına başkentlik yapmış görkemli şehir Floransa'ya geçiyoruz. Şehir, içinden geçen Arno Nehri çevresinde kurulmuş ve nehir çevresi yaşam günümüzde de oldukça aktif bir şekilde devam etmekte.
  Floransa çoğumuzun bildiği gibi Rönesansın doğduğu yer. Zaten etrafımıza baktığımızda gerek kültürü gerek mimarisiyle bunu açıkça belli etmekte. Rönesansı daha fazla yaşamak isterseniz müzeler ve tarihi binalar size oldukça yardımcı olacaktır.

9 Ekim 2012 Salı

Kitap Kurdu: Çoluk Çocuk

Uzun zamandır bloguma yeni bir soluk eklemek istiyordum ne olabilir diye odamda her köşeye göz
gezdirirken birden gözüm kitaplarıma takıldı. Bir kitabı sevdim mi elimden bırakamayan biriyim.Ama sevmedim mi o kitap bir daha okunmaz. O nedenle kitaplara başlamadan önce insanların yorumlarını okur ona göre fikir edinirim. Bunu niye ben de yapmıyorum diyorum şuan. Bir eleştirmen değilim ama ben de fikirlerimi, hislerimi, kitabın içindeyken yaşadığım düşleri sizlerle paylaşabilirim.

28 Eylül 2012 Cuma

Gezdim, tozdum: Assisi

Assisi Panorama


Uzun zamandır post atmıyordum ve sonunda birşeyler yazmaya başlamalıyım dedim. İlk olarak yarım bıraktığım gezi yazımı tamamlamak istedim. Sırada Perugia'dan trene binerek kısa sürede gittiğimiz, dini motiflerin öne çıktığı Assisi var.

22 Mayıs 2012 Salı

Gezdim, tozdum: Perugia

 Evett, artık Almanya'dan çıkıp esas gitmek istediğim İtalya'ya geçiyoruz. İlk olarak liseden en yakın arkadaşımın dil kursu için gittiği Perugia'ya gidiyoruz. Arkadaşım bizi meydanda karşılayacak. Perugia hakkında pek bir bilgimiz olmadan gidiyoruz ama karşımıza çok sevimli bir yer çıkıyor. 

2006 yılında yapılan minimetro

4 Mayıs 2012 Cuma

Dolap Serüveni

 Bugün mavileri giyinmek istedim. Yeni saçlarımla ilk fotoğraflarım:)

Bluz: Zara, Etek: Zara

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Dolap Serüveni

 Hava çok güzel ama ben koyu giyindim. Yine de giydiklerim çok rahat olduğu için bütün gün çok mutluyumm :)

Bluz:ZARA, Kot: ZARA, Askılı: Marks&Spencer


1 Mayıs 2012 Salı

Deneme birrrr kiii :)

 Herkese selamm,
 Daha önce yazdığım bir post vardı: Diana F+. Okumayanlarınız eski yazılardan bulabilirler. Diana F+ bir fotoğraf makinesiydi ve bana doğum günümde hediye olarak gelmişti. Filmli bir makine olduğu için çektiği fotoğrafları görmek uzun sürdü ama olsun heps birbirinden güzel çıkmış. Fotoğrafları görünce sizlere daha önce tanıttığım bu tatlı makinenin çektiği güzel fotoğrafları da göstermek istedim. Hatırlamayanlar için bir adet fotoğraf makinesi fotoğrafı da ekleyeceğim. Umarım siz de benim gibi fotoğrafları beğenirsiniz. :))
Diana F+ modelleri

30 Nisan 2012 Pazartesi

Dolap Serüveni: Bahar geldii

 Sıcak havalar beni bir mutlu etti bir mutlu etti. Hemen açık renkleri giyindim ve dışarı attım kendimi. :)
Etek:Koton, Bluz: Cubus

26 Nisan 2012 Perşembe

Gezdim, tozdum: Karlsruhe, Heildelberg

 Aylar önce gezdiğim yerleri yazmaya başlayacağım diye söz vermiştim ama okulda çift anadala başvurup, kendime boş zaman ayıramayacağımı hesaba katmamıştım. Blog hep aklımın bir ucundaydı ama vakit ayırmak bir yana bozulan bilgisayarımda yazı yazmamı engelledi. Neysee, gün bugündür ki gezdiğim, eğlendiğim, hatırladığım ve garipsediğim yerleri yazmaya başlıyorum. :)


Basel'de bekleyiş