31 Ekim 2011 Pazartesi

Gidilmelik Sergiler: Fiktion Okzident


Almanya ve Türkiye arasında imzalanan İşçi Alımı Anlaşması’nın 50. yılını çeşitli kültür ve sanat etkinlikleriyle kutlayan Goethe Enstitüsü’nün, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliği ile düzenlediği “Fiktion Okzident” başlıklı sergisi; 30 Ekim Pazar günü MSGSÜ Tophane- i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açıldı. On dokuz sanatçının eserlerinin yer aldığı sergi, 26 Kasım’a kadar devam edecek.
“Fiktion Okzident” sergisinde eserleriyle yer alan sanatçılar; Banu Birecikligil, Altan Çelem, Neco Çelik, Timur Çelik, Nezaket Ekici, Esra Ersen, Ali Kepenek, Azade Köker, Sedat Mehder, Kınay Olcaytu, İrfan Önürmen, Denizhan Özer, Ferhat Özgür, Şener Özmen, Esat Tekand, Cengiz Tekin, Nurseren Tor, Vahit Tuna ve Hanefi Yeter.

27 Ekim 2011 Perşembe

Dolap Serüveni

 Yıllardır çoğu kişiden adını duyduğum bir mağaza vardı; Ali. Merak eder dururdum bu Ali neyin nesi diye. Sonra evimin yakınlarında gezinirken merkezinin benim bir arka sokağımda olduğunu gördüm. Dıştan bakıldığında hiçbir özelliği yok gibiydi fakat içeri girdiğim anda muhteşem şeyler buldum. Elbiseler, pantalonlar, tulumlar, bluzler.. Bugün ki elbisem "Ali'den". Romantik görüntüsüne bayıldığım bu elbise tam bu sezona uygun. Belindeki kemerde elbiseyle birlikte verildi. İlk başlarda tereddüt ettim fakat elbiseyle kullandığımda çok şeker olduğunu gördüm. Umarım sizde beğenirsiniz ! :)

Seyredilmelik filmler: The Artist




 Biraz eski zamanlara gitmeye ne dersiniz? Sizleri siyah-beyaz sessiz filmler dönemine götürecek muhteşem bir film önerim var. Bu sene Filmekimi'nde gittiğim ve film bittikten sonra bir daha izlemek istediğim ender filmlerden biri; " The Artist".

19 Ekim 2011 Çarşamba

Yüzükte Moda



Yüzüğün modası mı olur diyecek olanlar olabilir ama onun bile bir modası var. Gümüşünden altınına, modernden  antikaya, renkliden siyahına, hatta tahtadan cama kadar bir sürü yüzük modeli var. Hepsinin de kendine göre bir tarzı var. Kendi yüzüklerimin hepsini topladım ve yeni bir post hazırladım. Biraz yüzük dünyasına dalalım derim!! :)

30 Eylül 2011 Cuma

Dolap Serüveni

 Bugün yağmurlu havaya inat rengarenk giyinmek istedim. Yaz boyunca giydiğim turuncu pantalonum ve yeni aldığım ve pantalonumla çok uyan gömleğimi giydim. Bakalım sizler de beğenecek misiniz....
GÖMLEK: MANGO, PANTALON: ZARA, AYAKKABI: STRADİVARİUS

28 Eylül 2011 Çarşamba

Bu sene hangi renk ojeleri sürdük?



Sezon trendelerinin renklerle dolup taştığı bu sene, oje firmaları da trendleri kaçırmadı. Çoğu oje firması bu sene oje kartelasını oldukça genişletti. Eskiden giydiğimize göre oje seçerken birden ojemize göre giysi seçer olduk. Renkler okadar canlı ve değişikti ki, çoğumuz gün aşırı ojelerimizi silip bir başka ojemizi sürdük. Yani bu sezonun ojeleri bizim trendimizi belirledi. Durum böyle olunca dolabıma gidip bu sene aldığım ojelerden bir post yapmak farz oldu. Meğer ne kadar çok oje almışım bu sene bu fark ettim. Hepsini gruplarına göre ayırınca ortaya birbirinden güzel oje ve renk grupları ortaya çıktı. Bakalım bu sene hangi renkleri kullanmışım.

27 Eylül 2011 Salı

Dolap Serüveni

 Uzun zamandır dolap serüveni yapamıyordum. Yeni fotoğraf makinem bunun için vesile oldu ve annemle birlikte hemen fotoğraflar çekmeye başladık. Hevesle hazırladığım kombinlerden ilk olarak bu sıralar yeni alıp en çok sevdiğim eteğimle başlamak istedim. Çekimde renkleriyle bize uyum sağlayan Diana F+ Mr. Pink'i de kullanmak istedim!! Bakalım yaptığım kombin beğenilecek mi??

9 Eylül 2011 Cuma

İFW: Özlem Kaya

Özlem Kaya’nın 2012 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, benim bu sene en çok sevdiğim renk tonlarıyla hazırlanmıştı; neon pembeler ve gri tonları. Uçuşan kumaşların yarattığı zarafet ile klasik görüntünün en plana çıktığı defilede açılışı Tülin Şahin yaptı. 

İFW: Niyazi Erdoğan

 İlk defa tek başına koleksiyonunu moda severlerle buluşturan Niyazi Erdoğan'ın ilham kaynağı sünnetti. Türk kültürünü koleksiyonuna yansıtmayı seven Erdoğan bu koleksiyonda da modern parçalar ve oryantal parçaları birleştirmişti.

8 Eylül 2011 Perşembe

IFW!





İstanbul Fashion Week başladı fakat biz hala gitmeye başlayamadık. Dergi organizasyon dolayısı ile bomboş. Herkes defilelere izlemekte ve Vogue'da süpriz bir köşe hazırlamaya çalışmakta. Bizde bugün gidip notlarımızı alacağız!! Gördüklerim beğenip beğenmediklerim hepsini sizlere aktaracağım. IFW macerası başlasınn!!

6 Eylül 2011 Salı

Geri Dönüş



 Tatil bitti. En azından benim için. Hızlıca geçen bir tatilin ardından İstanbul'a geri dönüp stajımı devam ettirdiğim Vogue dergisine geri döndüm. Muhteşem projelere yardım etmeye devamm :)
    Bu ay geçen seneki gibi muhteşem bir alışveriş gecesi hazırlanıyor : Fashion Night Out. 3 aydır üzerinde çalışılan ve titizlikle hazırlanan gecede sizleri birçok sürpriz bekliyor olacak. Ünlü isimler, Vogue dergisi editörleri, hediyeler ve Zeynep Tosun'un tasarladığı FNO t-shirt ve çantaları sizleri bekliyor olacak. İstinye Park, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi'nde gerçekleşecek olan etkinlikte bütün dergi ekibi sizlerle buluşacak. Dünya'nın birçok yerinde gerçekleşen bu alışveriş gecesinde markalarında kendilerine özel indirimleri, FNO'ya özel ürünleri satışa sunulacak. Sizde bizlerle birlikte bu geceye katılmaya ne dersiniz ?










Zeynep Tosun çanta ve t-shirt






Bu sene Glee'de FNO ya özel bir video hazırladı!!

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Guzel bir dogum gunu hediyesi

Diana f+ mr. pink
  16 Agustos dogumlu biri olan ben, dun dogum gunumu kutladim. Muhtesem bir yemegin ardindan hayran kalinacak bir hediye aldim. Son zamanlarda bir furya gibi yayilan, cogu kisinin severek bazilarinin ise bilmeden "benimde var" demek icin kullandiklari bir makine : Diana F+. Uzun zamandir arastirdigim fakat sadece bende de var demek icin almadigim makine tamda hakettigim zamanda benim oldu. Herseyden once kutusu ve goruntusuyle beni buyuledi. Icini karistirip her tarafindan birsey cikmaya baslayincada gercekten bilgi ve tecrube isteyen bir kamera oldugunu anladim. Aslinda ironiktir ki bu makine ciktigi zamanlarda cok sukse yapmamis hatta basariz oldugu icin sadece on sene uretilip umretim kesilmis ( 1960-1970).
     Yaklaşık 10 yıl önce, viyana üniversitesinde okuyan birkaç genç, köhne bir rehincide rusya'dan getirilmiş bir "lomo compact automat" bulurlar. Makinenin sadeliğinden ve fonksiyonelliğinden o denli etkilenirler ki, hemen üreticisini araştırmaya başlarlar. Sonunda bu makinelerin, zamanında kgb için de üretim yapmış st petersburg merkezli bir fabrikadan çıktığını bulurlar. Hemen bir miktar makine avusturyaya getirilir ve lomographic societynin ilk tohumları atılmış olur. Gençlerin yaptığı, fotoğraflarında "an"ı, modifiye etmeden, olduğu gibi yakalamaktır. Kamerayı ellerinin uzantısı gibi kullanıp etraflarında gördükleri herşeyin capcanlı renklere sahip ve çoğunlukla flu fotoğraflarını çekerler. Oyle ki makinenin vizörünü bile, gördüklerini kısıtladığı için kullanmaz olurlar. bu kuralsız ve devrimci pseudosanat dalı o kadar büyük ilgiyle karşılaşır ki; önce Avrupada, sonra da Kübadan başlamak üzere amerika kıtasında lomographic society şubeleri kurulur. sonrasında da japonlar her çılgınlığa olduğu gibi buna da atlarlar ve lomography kültürü asya kıtasına sıçrar. Günümüzde, Istanbul da dahil olmak üzere dünyanın her köşesindeki büyük şehirlerde lomographic embassy'ler bulunmakta ve yılın her dönemi ayrı sergiler, şenlikler ve buluşmalar düzenlenmekte.Bu popülerlik beraberinde farklı makinalara olan talebi de getirdiği için, lomo action sampler ve lomo supersampler adında iki model satışa sunulmuştur ki bunlar bahsi geçen dört objektifli modellerdir. Aynı popülerlik nedeniyle 1999 yılında Isviçre'de, çektiğiniz filmleri gönderip tab ettirebildiğiniz, ve sonuçları hem kağıt üzerinde, hem photo cd halinde, hem de internet üzerinde aldığınız "lomolab" kurulmuştur.
what the hell is lomo adlı kutsal kitaptaki son kural şöyle der: kural yoktur.

Diana f+ ve kutusu


Diana Mini serisi

Diana 35 mmlik film
 

Diana ile cekilen fotograflar














14 Ağustos 2011 Pazar

Kozmetikte Moda: Jelly Pong Pong

 Gecenlerde degisik farlar bulabilmek icin internette bakiniyordum. Karsima bir suru site ve malzeme cikti. Birbirinden guzel farlar, rujlar, alliklar.. Ama bir markaya kendimi kaptirdim ve butun urunleri almamak icin kendimi zor tuttum. Adi jelly pong pong. Bizler icin birbirinden tatli ve guzel urunler sunan bir marka. Herkesin hosuna gidebilecek ve ayni zamanda kullanabilecegi seyler ureten Jelly Pong Pong kozmetik urunlerininde dizaynlariyla insanlari buyuleyebileceginin kaniti. Markanin bir diger ozelligi ise fiyatlarin cok uygun olmasi. Ayni zamanda kendi sitesinde cogu zaman karsimiza cikabilcek firsatlari sizlerde takip edebilirsiniz.
 

12 Ağustos 2011 Cuma

Yaz ortasında Kıs havası

 Yazın en sıcak olması beklenen agustos ayında nedense kıs mevsnini yasıyoruz. Ama bu renksiz havalarda bile ortamı renklendirmek bizim elimizde. Canımı sıkan bu karanlık havaları biraz yumusatmak icin dolabın karsına gecip renkli ve eglenceli aksesuarlar ve hırkaları birlestirdim. 


25 Mayıs 2011 Çarşamba

Styleboom ile mezuniyet kıyafeti önerileri !! devamı









JANUCKHA

Styleboom ile mezuniyet kıyafeti önerileri !!

    Birkaç haftadır bloguma girip bir türlü yazı yazamıyordum. Hali hazırda elimizde bulunan bir haberi daha yeni sizlerle paylaşıyorum. Defile hazırlıkları devam ederken herkesin severek okuduğu ünlü blogger Styleboom'dan kulubümüze bir telefon geldi ve bizimle birlikte mezuniyet gecesi konseptli ile ilgili bir çekim yapmak istediğini söyledi bizde bu fiki çok beğenip onunla birlikte çok zevkli bir gün geçirmeyi kabul ettik! :) Sonuçunda çok güzel butiklerde çok güzel abiye kıyafetler deneyip, mezuniyet gecesi için kıyafet arayanlar için güzel bir rehber ortaya çıkardık.


Bilgi Moda Kulubü Defilesi!

 Eveeet haftalardır hazırlandık ve sonunda defilemizi gerçekleştirdik. Ortaya çıkan sonuçtan hepimiz memnun olduk ve rahat bir nefes aldık. Seneyede bomba gibi gelmeye şimdiden hazırız ! :) Defilede neler vardı, nelerden esinlenerek giysileri ortaya çıkardık, kimler izledi ve bu fikir nasıl ortaya çıktı sizlerle paylaşacağım.
  İlk olarak fikir kulüp ilk kurulduğunda ilk toplantımızda ortaya çıktı. Daha doğrusu başkanımızın öneri ve bizim katılımımızla desteklendi bu defile projesi. Çünkü bir üniversitede ilk defa bir kulübün defilesi düzenlenecekti. Hepimiz bu fikre ısınınca başladık çalışmalara! Çalışmalar istediğimizden geç başladı, bizde son 15günde sabahlayarak hazırladık 24 elbisemizi. Hem yorucu hem bir o kadar da eğlenceli geçti çalışmalarımız. Sonunda düşündük taşındık üç konsept çıkarmaya karar verdik: Bahar koleksiyonu, Love & Poker ve son olarak herkese özgü değişik tasarım abiyelerin olduğu bir grup.

30 Nisan 2011 Cumartesi

Takıda moda : Nayad Bal Design

  Belki daha önce duymadınız, belkide duyup hiç araştırmadınız. Eğer öyleyse büyük hata yaptınız!! Nayad Bal tasarımlarıyla beni kalbimden vurmuş bir tasarımcı. Bir tasarımcının her yaptığı güzel olmaz diyenlerdenseniz (benim gibi) fikrinizi değiştirecek bir tasarımcı karşınızda.
 Kendisini Facebook'tan bir arkadaşım sayesinde buldum. (İyi ki bulmuşum!) Nayad Hanım birbirinden güzel takılar yapıp, her cumartesi günü Caddebostan'daki evinde satıyor. Evinde dedim diye sakın amatör takılar sanmayın. Hepsi birbirinden muhteşem ve profesyonel.

Dolap Serüveni

 Havalar artık ısınmalı! Her sabah kalktığıımda gri bir hava görmekten bıkanlardanım. Akşamdan hazırladığım kıyafetler rengarenk iken, sabah havayı görünce yine koyu renk kıyafetlere dönmekten bıktım sanırım. İnsanın düzgün giyinesi gelmiyor resmen. Bu haftada havanın yine kötü olmasıyla size sunacağım rengarenk elbiselerden vazgeçip yine koyu renkte bir elbise seçtim. Elimde değil, psikolojim renkli giymeme izin vermiyor!.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Hadi Sultanahmet!!

 Geçenlerde çok sevdiğim bir aile dostumuzun Sultanahmet'te küçük ama bir okadar sevimli butik oteli açıldı; Villa Hagia Sophia.